Duyurular

Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne…
Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne..
Medeni olmak eğer açmaksa bedeni..
Desenize hayvanlar insanlardan daha Medeni…!...
(M.Akif Ersoy)



"İslami Chat", "İslami Sohbet", "Dini Chat", "Dini Sohbet"!!!!!!!!!!!!! Tıklayınız...


Aşık olmak & Dünya Aşkı günah mıdır? Lütfen Tıklayınız...

Biz Gençlerin Gece Hayatı Olmalı ! Lütfen Tıklayınız...

"Kılmazsam yaşayamam."diyebilmek...

UYANIN ARTIK!!! İnternet kullanıcılarına ...

Şarkılar ve Dinimizdeki Yeri!Dikkat!!! Lütfen Tıklayınız...

1 günlük namazla neler kazanıyoruz? Lütfen Tıklayınız...

Bu Hayattan Neler ÖĞrendİn? Lütfen Tıklayınız...

Genc Kızlara Önemli Nasihatler ! ... ...Lütfen Tıklayınız...

Katil Amerika Ve Onun Sponsorları LÜTFEN İZLEYİN....!Lütfen Tıklayınız...

GÖZÜNÜZE SAHİP ÇIKABİLİYOR MUSUNUZ..?Lütfen Tıklayınız...

Gönderen Konu: Şimdilik genç olan gerçekte genç değildir. Genç olma sırası kimde?  (Okunma sayısı 185 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

selsebil_bamteli'm

  • DeĞerLi üYeMiZ
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 529
Eskişehir’deydim. Gösterdiler bana. “İşte şurası hapishanenin yeri!” Hapishane yok artık; yerinde tramvay durağı var. “Ama lise olduğu gibi duruyor.” Cumhuriyet Lisesi. Şimdi yerinde olmayan hapishanenin mazi olmuş pencereleri bir zamanlar lisenin bahçesine bakıyordu.
Hapishane penceresinin ardındaki gözler ağlıyordu. Lise bahçesinde kendilerini ritmik hareketlere kaptırmış kızlar gülüyordu. Kendisi için değildi gözyaşları. Yaşlılığına dair değildi hüznü. Hapsedilmişliği umurunda değildi. Genç kızlar onun için ağlıyor değil; o genç kızlar için ağlıyordu. Ağlanacak halde olan kendisiydi oysa…
O bakış aksına geçip ben de baktım bir süre. O bakışın izdüşümünde tuttum gözlerimi. Yaşlı adamdan genç kızlara doğru yönelmiş ağlayışın yatağında tuttum kalbimi. Ben de böyle bakabilir miyim? Her şeye.. Herkese…
O gülüp oynayan genç kızların elli sene sonraki halleri görünür yaşlı adamın gözlerine.. Hesap basit: 17+50= 67. Onyedilik genç kızların elli yıl sonraki hali 60’lı 70’li bir “nine”. Güvendikleri gençlik geçip gitmiş… Sarılıp durdukları körpe bedenleri ellerinden kayıp göçmüş.. Beğenme dilendikleri bakışlar, acımayla bakıyorlar soluk yüzlerine. Nefret ve tiksintiyle dönüp geçiyorlar yanlarından. Bir de öbür ihtimal var. Yaşlı olamama ihtimali. Altmışına varmadan toprak olmak da var. Unutulmuş bir mezarda hiç önemsiz oluvermek de var. Hatırlanmaya değmeyen, hatıralara sokulmayan, şen şakrak sohbetlerden uzak tutulan bir tuhaf detaya inmek de var!
[HIGHLIGHT=#ffffff]Eskişehir Hapishanesi’ndeki yaşlı Said Nursî’nin Eskişehir Cumhuriyet Lisesi’nin bahçesindeki neşeli genç kızlar için gözyaşı dökmesinin üzerinden bir değil iki 50 yıl geçti[/HIGHLIGHT].
[/B] Kendilerine ağlanan genç kızlar da, kendilerine ağlayan yaşlı adam da yeryüzünde yok şimdi. Yeryüzünde hâlâ yaşlı adamlar dolaşıyor, hâlâ daha genç kızlar ince narin bedenlerini, sokaklara, meydanlara, plajlara, iştahlı bakışlara ayarlıyor. Gülüyorlar. Ağlamıyorlar. Gencecikler. Yaşlanmış kadınlara göz ucuyla bakıyorlar. Acıyarak çeviriyorlar yüzlerini. Sanki elli yıl sonrası gelmeyecekmiş gibi. Sanki şimdilerde yaşlı ve buruşuk yüzlü ihtiyarlar bir zamanlar kendileri gibi genç olmamış gibi. Sanki onlar da kendi gençliklerinde yaşlılara acıyarak bakmamışlar gibi. Sanki onlar da bir zamanlar acıyla bakılacak, hüzünle ağırlanacak, hemencecik toprağa konulup unutulacak, ölmesine şaşılmayacak yaşlılar olmayacakmış gibi… [/COLOR]
Hayat bu. Yaşıyorsan, yaşamanın her haline yazgılısın demektir. Kendini bir yerine yazdırdın mı, başına getireceklerine razısın demektir. Doğdun ya, öleceksin işte. Doğup da ölmeye razı olmamak yok. Gençliğe uğradıysan bir kere, kaçarı yok; yaşlılık da bekliyor seni. Ya da toprak olmak. Şimdi yaşlı değilsen, bunun tek nedeni şimdilik yaşlılık sıranın gelmemiş olmasıdır. Gençsin, güzelsin, alımlısın, çekicisin. Kim ne diyebilir sana? Ama gel de kulağına fısıldayayım; sadece sıra sende olduğu için. Sadece şimdi. Sadece şimdilik!
Şimdilik genç olan gerçekte genç değildir. Sadece genç olma sırası kendisindedir. Genç olma sırasını savarken, kendini daha sonraki sıralardan çekip aldığını sanıyorsa, hep sıranın orasında kalacağına inanıyorsa, ağlanacak-yoksa gülünecek mi?-haldedir. Said Nursî işte bu yüzden ağlar gençlere. Orada takılıp kalanların takılıp kaldığı o zavallılığa ağlar. O andan sonrasını unutanların körlüğüne acır.
Başımız sıkıştığında, biz de o yaşlı adam gibi yapalım. Hızla çevirip zamanın çarklarını mesela bir elli yıl sonrasına atalım kendimizi. Alın saatinizi elli yıl sonrasına ayarlayın. Yazı tahtanıza, günlüğünüze 2058 yazın meselâ. Ne size hükmetmeye kalkanlar kalır orta yerde ne siz “zavallı” kalırsınız. Ne bedenlerinin körpeliğine yaslanıp ahlaksızca şehvet oyuncağı olanlara iltifat edersiniz ne de şimdiki dana gözlü iri manşetlerin dehşetine aldırışınız olur.
“Ashab-ı Kehf bakışı” diyorum ben bu bakışa. Hani sadece bir geceliğine uyuduklarını sanıp tam 300 yıl sonrasına uyanmışlardı ya. Ellerindeki para geçersizleşmişti. Kendilerini mağaraya zorlayan zalimlerin zulmü geçip gitmişti. Tanınan, beklenen, özlenen yüzleri artık tanınmazdı, yabancı oluvermişti. Evleri “başkaları”nın evleriydi. Şehirleri onlara bir sığınak sunamıyordu. “Yedi uyurlar”ın uyandıkları sabah yaşadıkları her türlü şaşkınlık, şimdilik zalim olan, şimdilik güzel ve genç olan, şimdilik ünlü ve önemli olanların her birine ebedî uyanışlar vaad ediyor. Dürtüyor onları. Uyandırıyor.
Şu anda, bugün, şimdi, çok sonraki zamanlarda geçersiz olan paralar peşinde koşturuyoruz. Bugünlerde bir zamanlar tanınmayacak, aranmayacak yüzlerin ardında duruyoruz. Bu sabah ve yarın sabah, 19 Mayıs’ta, yaşlanması kaçınılmaz gençlerin zindeliğine yaslanıyoruz. Ölüyoruz her an. Bir cenaze namazına doğru yaklaşıyoruz. Bir mezar taşına eğreti bir kazıntı olmak üzere yürüyoruz.
O “yaşlı adam”ı yaşlanacağını unutanlar ağlattı. Sadece bir kum tanesi olduğunu unutanlar zaman rüzgârının hoyrat savuruşunda. Şimdilik olduğu yerden teselli umanlar. Ama şimdilik! Sadece şimdilik!
                                                       Senai DEMİRCİ
[/SIZE]
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2008, 16:35:26 Gönderen: selsebil28 »
Kayıtlı
AT TOHUMU TOPRAĞA.EN VERİMLİSİNE DE EN ÇORAĞINA DA,HER TOPRAKTA TOHUMU YEŞERTECEK KABİLİYET VARDIR.EĞER YEŞERMEZSE BU BİZİM KABAHATİMİZDEN DEĞİL,TOHUMUN MİZACINDANDIR.

Zeynel SARİ

  • DeĞerLi üYeMiZ
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 412
  • HaCkEd By z€yN€L sARi ™
saol kardeş ALLAH razı olsun
Kayıtlı





KaRaKoL  MeRkEz FaRkEtMeZ  KaRaDeNiZ ÇoCuĞu AfFeTmEz
ÇaTıLıR kAşLaR KeSiLiR BaŞlAr En bÜyÜk AşKlAr Bu sEmTtE bAşLaR
 


İlgili Konular
Konu Başlatan Yanıtlar Gösterim Son İleti
BU DEVİRDE GENÇ OLMAK GERÇEKTEN ZOR
Güzel Sözler...
UfKu DuA 4 285 Son İleti 26 Ağustos 2008, 16:11:56
Gönderen: *_* Minİk YüReKlİ *_*
genç adam
Sizin Kaleminiz
mehmetali1998 0 226 Son İleti 06 Haziran 2008, 11:27:17
Gönderen: mehmetali1998
Günümüzde "Düşünce İnsanı" Olma Yolunda İlerleyen (Siz Genç Nesile)
Yürek Esintileri
eSRaReNGiZ* 1 185 Son İleti 12 Temmuz 2008, 16:06:11
Gönderen: yaren...
BİR GENÇ KIZIN SON ANI..!
Tesettür
UfKu DuA 10 596 Son İleti 04 Ekim 2008, 19:55:58
Gönderen: RuHu BiTaB
MELEKLERİN YIKADDIĞI GENÇ
Sahabe-i Kiram
UfKu DuA 3 262 Son İleti 27 Ağustos 2008, 22:00:00
Gönderen: RuHu BiTaB